21 Ağustos 2014 Perşembe


AYDINLIĞI BÜYÜTMEK ÜZERİNE


Biliyorsunuz ki Evrenin kanserli hücreleri gibiyiz, kendi türümüz başta olmak üzere doğadaki tüm canlıları yok ediyor, Evrene büyük zararlar veriyoruz. Evrendeki bu hastalık geri dönülmez düzeye ulaşmadan, bizler varolan herseyi yok etmeden, biran önce harekete geçmeli aramızdaki mutasyona uğramış, hasta hücreleri lenflere göndermeliyiz. İyilerin kazanması için hareket vakti

 Yeryüzü cennetini yaratmak için önce evrenin karanlıktan aydınlığa çıkması şart. Biliyorsunuz ki kanser hastalığının en iyi ilacı moraldir. Bizler yıldızlar gibi yanıp sönerek evrene duygularımızı yani enerjimizi yansıtıyoruz. Bu yüzden bir süre sadece sevgide kalarak, yaşama gülümseyerek, yaptığımız her işten zevk alarak ve etrafımızda insan, hayvan, bitki ayırmadan ihtiyac sahiplerine yardım ederek işe başlamalıyız. Duyarlılığımıza en uygun yardım kuruluşunda gönüllü çalışabilir, hayvanlara bir kap yemek bırakabiliriz. Amaç: sevgi ve iyilik enerjisinin büyümesidir. Karşı olduğumuz şeylere öfkeyle tepki vermekten çok daha etkili bir yol olduğunu göreceğiz. Düne kadar savaşa, kadına şiddete, adaletsizliğe hayır dedik ama adaletsizlik, şiddet yine de giderek büyüdü. Çünkü bizler neye odaklanırsak onu büyütürüz. İYİLİK hareketimizin amacı insanların odağını sevgiye, barışa, hoşgörü ve iyiliğe yöneltmek. Yani kollektif bir bilinç sıçraması yaratmak. karanlığın korktuğu tek şey aydınlıktır. Bizler hümanizmin ışığını yakıp, kendimizi ve çevremizi aydınlattığımızda karanlık yok olmaya mahkum olacaktır.

 Dünyayı temizlemek için önce kendi kapımızın önünden başlayacağız, yani kendi yüreklerimizden... Bunu yaparken yardıma ihtiyacı olanlara el uzatmamız çok önemli. Yaşam denen bu koca Yap - boz'da bir kişinin bile yerini bulmasını sağlasak bir başkası da kendi yerini daha kolay bulacaktır, tabiki bizler de...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder